Kızlık zarı küçük dudaklardan 2-3 cm içeride vajina girişi ile dış genital
bölümü ayıran 1.5-2 mm kalınlığında membranımsı bir zardır.
Kalınlığı ve biçimi kişiden kişiye değişmektedir. Ayrıca ne kadar içeride olduğu
da özellikle kişinin kilosu ile ilişkilidir. Kilolu kişilerde daha içte,
zayıflarda ise cilde daha yakın bir şekilde konumlanmıştır.
Kızlık zarı, herhangi bir işlevi olmamasına rağmen pek çok toplumda bekaretin ve
maalesef namusun simgesi haline gelmiştir. Bir kişinin önceden ilişkiye girip
girmediği de bir jinekolog tarafından yapılan “kızlık zarı muayenesi” ile
saptanmaktadır.
Terminoloji
Kızlık zarı tıp literatürde hymen (himen) olarak geçer. Latince’de “Virgo”
bakire anlamına gelmektedir. Virgo, Latin kökenli batı dillerine “virgin” olarak
girmiştir. Kızlık zarının yırtılmasına veya diğer tabiri ile delinmesine
“hymenal perforasyon” denir ve artık kişi bakire (virgo) değildir.
Bekaretini kaybeden bir kişide kızlık zarının onarımı yani hymen’in dikilmesi
işlemi ise hymenoplasti (himenoplasti) veya hymenoraphy (himenorafi) operasyonu
olarak bilinmektedir.
Tarihçe
Hymen , Roma ve Yunan mitolojilerinde evlilik ve düğün tanrısı olup, Dionysus ve
Afrodit’in oğludur. Gerdek gecesi Hymen’e adandığından kızlık zarı da bu isimle
anılmaktadır. Mitolojide Hymen kanatlara sahiptir ve elinde de bir meşale
vardır.
Batı kültürlerinde kızlık zarı artık sembolik bir yere sahip iken özellikle
Müslüman ülkelerde namus ve el değmemişliğin bir simgesi olarak değerini
korumaya devam etmektedir.
Kızlık Zarı Anatomisi
Kızlık zarı vajina (iç genitalya) ve vulva (dış genitalya) arasında bulunan 2-3
mm inceliğindeki bir zardır.
Vajinaya bakan iç kısmı aynı ağzımızın içini kaplayan “müköz” bir yapıya
sahipken dış kısmı “deri”ye benzemektedir.
Normal yapıdaki kızlık zarı vajina girişinde ortada değil kenarda bulunmaktadır
ve vajina girişini tam olarak kapatmaz. Aksi takdirde vajina içinden dışarıya
adet kanı çıkamazdı. Yani kızlık zarının ortasında bir boşluk bulunmaktadır.
Kenar yüksekliği çok fazla olmayan kızlık zarı türlerinde ilk ilişki ile
birlikte kanama olmamakta veya çok az (birkaç damla) olmaktadır. Bu tür kızlık
zarları halk arasında “esnek zar” olarak tabir edilmektedir.
Kenar yüksekliği fazla ve daha kalın kızlık zarları ise ilk ilişki ile birlikte
normalden fazla miktarda kanamaktadır. Bu son derece az görülen bir durumdur.
İlk gece ile ilgili..
Genelde bir bayan ilk gece sırasında kendisini rahat bırakmayı başarır ve
kasmazsa, kızlık zarı da normal yapıdaysa kanama ve ağrı yok denecek kadar az
olmaktadır.
Ancak maalesef bizim toplumumuzda genç kızlar çocukluk çağlarından itibaren
cinsellikle ilgili pek çok yanlış mesajlarla büyütülmekte, ilk gece ile ilgili
anlatılan pek çok abartılı ve gerçekdışı öyküler sonucunda ilk cinsel deneyim
sırasında kendilerini normalden fazla bir şekilde kasmaktadır. Bu kasma
nedeniyle ilk cinsel deneyim normalden ağrılı ve daha fazla kanamalı olmaktadır.
İlk ilişkide kanama şartı yoktur..
İlk ilişkide illa ki kanama olacak diye bir şart yoktur. Nitekim pek çok kızlık
zarı ilk ilişkide kanamamakta, esnemekte veya gözle görünmeyecek (mikroskobik )
düzeyde kanamaktadır. Maalesef ülkemizde pek çok bölgede yerleşmiş “çarşaf
gösterme adeti” hala geçerliliğini korumaktadır.
Bazen ilk ilişki sırasında kızlık zarı delinmemekte, bazen ise delinmenin olduğu
bölgenin damarsız olmasından ötürü kanama gerçekleşmemektedir. Bu tamamen kızlık
yapısının türü ile de ilişkilidir.