Genital Estetik Ameliyatı Olan Bir Hastamızın Öyküsü

52 - Genital Estetik Ameliyatı Olan Bir Hastamızın Öyküsü

S.A, 43 yaşında, İstanbul’da yaşayan ve bir medikal firmasında çalışan ihracat uzmanı. Eşinden ayrılalı 6 yıl olmuş olan bir bayan. 9 yaşında da bir kızı var. Üstelik de hem annesi ve hem de babası jinekologlar.

Uzun süredir kendisinde hissettiği rahatsızlığını onlara bir kaç kez anlatmayı denemesine rağmen ameliyat için ret cevabı alınca internetten kendisine bu operasyonu yapabilecek bir merkez aramış. Biraz mail ve telefon trafiğinden sonra bize ulaştı. İkna olunca da atladığı bir otobüs ile ilk kez geldiği Ankara’daki kliniğimize gelerek yıllardır rahatsızlığını duyduğu bu estetik sorun için operasyon altına girdi.

Her ne kadar O bu yaşadıklarını tüm çıplaklığı ile bizimle paylaşsa ve “yazımdaki istediğiniz yerleri çıkartabilirsiniz” dese de; biz göndermiş olduğu mailin virgülüne dokunmadan yayımlıyoruz…

Bir Hastanın Öyküsü

Kendimi bildim bileli bu dertten çok çektim. Daha küçükken durumun o kadar bilincinde değildim, ama erkek arkadaşlarım olmaya başladıkça ve diğer kadınlarınkini de dergilerden gördükçe kendimde gerçekten bir anormallik olup olmadığını sorgulamaya bağladım. Hiçbir erkek arkadaşım bu durumu tam olarak yüzüme vurmadıysa da, hareketlerinden ve sözlerinden bu durumdan pek de hoşlanmadıkları her hallerinden belli oluyordu. Hele doktora gittiğimde ve birkaç defa ameliyat olmak için hastanede yattığımda çok zor günler geçiriyordum. Hastane personeli ve hemşireleri bile bana o kadar tuhaf bakıyorlardı ki.

Böylece yavaş yavaş ve gerçekten ciddi bir üzüntü ve komplekse kapıldım. Evet, belki bu durumum evlenmeme ve çocuk sahibi olmama hiçbir zaman engel olmadı, ama cinsel yaşantım her zaman bir kabus oldu.

Bundan 5-6 yıl önce, iki defa bu ameliyatı olmaya ciddi olarak karar verdim, hatta bir tanesinde hastaneden geri döndüm. Bu tarz bir ameliyatı estetik cerrahları mı yapar, yoksa jinekologlar mı bir türlü karar veremedim. Aslında o zamanlar onlar da karar veremediler galiba. Gittiğim onlarca doktor da bu ameliyatı daha önce ya hiç yapmamışlardı, ya çok az yapmışlardı, ya da hiç bilmiyorlardı.

Hatta çok ünlü bir estetik cerrah bana ” Oraya da ameliyat mı olurmuş!?” deyince bu işten bir süreliğine tamamen vazgeçtim. Ama bu konu aklımın bir yerini de hep kemirip durdu.

Son yıllarda her konunun özgürce konuşulmaya başlanması ile dergilerde, internette, her yerde bu konu ile ilgili de kadınları cesaretlendirici, aydınlatıcı ve yüreklendirici yazılar okumaya başladım ve bu durumumdan kurtulma isteği tekrar karşı konulmaz bir şekilde gündeme geldi. İşte böyle bir umutla, bir gün internette gezinirken bu site ile karşılaştım. O kadar çok site incelemiştim ki, burada konuya son derece gerçekçi ve mantıklı yaklaşım beni çok etkiledi ve bu durumumdan kurtulmaya kesin olarak karar verdim.

Bu konuda Jinekolog Op. Dr.Süleyman Eserdağ’ın on yılı aşkın bir süredir bu tür operasyonları yapması, bu konuda son derece tecrübeli ve titiz olması, diğer hastalarından aldığı son derece olumlu geri bildirimler doğru karar verdiğimi adeta ispatlıyordu.

Bu ameliyatın (ameliyat bile demeye dilim varmıyor artık) bu kadar basit ve sonrasında da korktuğum kadar sıkıntılı bir iyileşme dönemi olmadığını daha önceden bilseydim keşke. Niye bu kadar zaman beklemişim ve hayatı kendime zehir etmişim? Ama zararın neresinden dönülse karmış.

Ameliyat sonrası sanki bambaşka bir kadın oldum. Artık ne doktora giderken, ne karşı cinsle arkadaşlığımda kendimde hiçbir engellenme ve utanç duymuyorum. Artık ben de NORMAL bir kadın oldum. (Bunun ne demek olduğunu ancak bu konuda dertli olanlar bilebilir.)

En güzeli de insanın kendini tekrar keşfetmesi. Her açıdan! Giydiğim o harika iç çamaşırlar, dar pantolonlar, mayolar her şey ama her şey bana artık çok daha sempatik geliyor. Kendimi aynada incelemek, banyo yapmak, kendime dokunmak, her şey çok daha güzel.

Ameliyat sonrası çok basit. İlk 3-4 gün buz koymak çok faydalı. Naylon buzdolabı poşetine 3-4 tane buz koyup içindeki havayı boşaltıp ağzını sımsıkı bir iple bağladıktan sonra kağıt mendile sarıp ameliyat bölgesinin üzerine en az birer saat ve günde birkaç kez eriyene kadar tuttum. Hatta buz eridiği zaman tekrar buzluğa koyup yassı bir şekilde donmasını sağladım ki, böyle daha ergonomik oldu. Bu şekilde oturup TV bile seyrediliyor. İlk birkaç gün kanama olabiliyor. Başlarda büyük ped (mutlaka kanatlı), sonradan da el büyüklüğünde pamuğa gazlı bez sarıp kullandım. Bunun nedeni, pedlerin naylonu hem hava aldırmıyor, hem yara geç iyileşiyor hem de en önemlisi mantar için zemin hazırlıyor. Ilk başlarda oluşan kaşıntıyı da bu şekilde azalttım.
Bunun dışında günde 5-6 defa Batticon kullandım. Bu özellikle banyo yapılmayan ilk 2 gün çok önemli, çünkü dışkıladıktan sonra anüs bölgesini mutlaka Batticonlu mendille silmek gerekiyor ki yara enfeksiyon kapmasın. Bu arada tüm iyileşme süreci içinde bebeklerin kullandığı ıslak mendilden kullandım (Diğerleri yakıyor.) Sabah ve akşam da Madecassol kullandım.

Beslenme de çok önemli. Kolay dışkılamak için lifli gıdalar (meyve ve sebze), doku yenilenmesi için de bol bol protein almak gerekiyor. Bu mantar oluşumunu da engelliyor.

Dar pantolon çok rahatsız ediyor. Ama normal kumaş pantolon çok rahat giyiliyor. Etek de çok rahat oluyor. Zaten ilk gün atlatıldı mı, insan alışıyor. Bir de ilk günlerde (özellikle ameliyattan hemen sonra) bölge de tüysüz olduğu için ped kanama ile vücuda daha kolay yapışıyor ve çekerken ıslatmadan çekilirse ameliyat yerlerini de çektiği için kanama fazla miktarda olabiliyor. Kanama olduğu durumda o bölgeyi sımsıkı elle bastırmak ve tampon yapmak en etkili yöntem, kanama hemen azalıyor ve duruyor. Yaklaşık 10 günde de yara tamamen iyileşiyor.
İşte bu iş bu kadar!

Bu ameliyata karar vermek her şeyin başlangıcı oldu sanki. Sonuçta bu benim hayatım. Bu konudan kimseye bahsetmek zorunda da değildim. Kimse ameliyat olurken başımda durmak ve elimi tutmak zorunda da değildi. Bu benim sırrımdı, kimseye anlatmak zorunda olmadığım bir sır. Bu tek başıma karar verdiğim ve sadece ve sadece kendimle paylaştığım bir sır ve öyle de kalacak. Bana kendime güvenimi kazandırdığınız için “Teşekkürler Süleyman Bey” …

Bir cevap yazın